PKK terörü

40 yıldır devam eden terör

PKK Kürt Halkının Temsilcisi Değildir


PKK terör örgütü kesinlikle Kürt halkının temsilcisi değildir. Her fırsatta Kürtleri savunduğu söyleyen PKK, ne yazık ki Kürt halkına yönelik sayısız katliamlar gerçekleştirmiştir. Terör örgütüne karşı çıkan militan, Kürt siyasetçiler ve kanaat önderlerinin tümü ya sindirilmiş ya da acımasızca öldürülmüştür. Kürt halkının oyları yıllarca silah zoruyla PKK’nın istekleri doğrultusunda gasp edilmiştir. Terörü finans etmeyen, destek olmayan belediye başkanları faili meçhul cinayetlere kurban gitti. PKK'nın önüne set çekmeye çalışan askerimize, polisimize, kaymakam ve savcılarımıza pusu kurdular.

Bölgede haber yapan gazetecilere kurşun sıktılar. Okulları basarak, eğitimi önlediler. Bölgede hizmet etmeye çalışan pek çok sağlık ve eğitim çalışanını şehit ettiler. Okulları, camileri, ambulansları, iş makinalarını yaktılar. Bölgede yatırım yapan iş adamlarını haraca bağladılar. Baskınlar, tehditler ve cinayetlerle yol, baraj ve benzeri yatırımları engellediler. Teröre destek vermeyen köyler basıldı, yollara mayınlar döşendi. Binlerce masum vatandaşımız kadın çocuk demeden sonsuzluğa uğurlandı. Köy koruyucularımız şehit edildi. PKK terör örgütü bölge halkını fakirleştirmek ve yalnızlaştırmak için elinden gelen her türlü kötülüğü fazlasıyla yaptı. Bölge büyük göçler verdi.

PKK terör örgütü, masum bebeklerden örgüt içinde muhalif olanlara kadar Kürt halkından 40 binden fazla kişiyi acımasızca katletmiş, bir o kadar Kürt gencini de gönüllü gönülsüz, tehdit, zorlama veya ikna yoluyla dağa götürmüş; ya eli kanlı katillere çevirmiş; büyük bir kısmı da dağlarda yitip gitmiştir.

PKK terör örgütü bölgede kendisi dışında hiçbir siyasi ve sosyal oluşuma izin vermemekte bölge halkını ölümle tehdit ederek seçimlere müdahale etmeye çalışmaktadır. PKK sempatizanlarının ekseri kesiminde dahi örgüt tarafından infaz edilme veya yakınlarına zarar verilmesi korkusu vardır. Bölge halkının güvenlik endişesiyle çekimser kaldığı durumlar asla PKK terör örgütünün desteklenmesi olarak yorumlanamaz. PKK terör örgütünün Kürt halkına yaptığı zulüm ve masum halka yaşattığı korku; bölgede tam ve devamlı bir güvenlik ortamı oluşturulduğu zaman, ancak o zaman anlaşılabilir.

Asil, dindar, vatansever Kürt halkı bölgelerinden PKK zulmünün temizlenmesini istemektedir. Son yıllarda darbe üstüne darbe alan terör örgütüne gönüllü katılım uzun yıllar sonra en düşük seviyelerde. Örgütün bu açığı, çocuk katılımını artırarak kapatmaya çabaladığı bilinen bir gerçek. Resmi belgelere göre, binlerce çocuğun yaşam hakkını elinden alan PKK\YPG'nin terör kadrosunun yüzde 40’ını 18 yaş altı, yüzde 10’unu ise 15 yaş altı çocuklar oluşturuyor. Bu çocukların ortalama hayatta kalma süreleri ise sadece 8 yıl. Çocuklar örgüt içinde ağır taciz, tecavüz, şiddet ve psikolojik baskı da görüyor. Pek çok çocuk ya intihar ediyor ya da örgütten kaçmaya çalışıyor.

Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi ve uluslararası diğer yasalarda çocukların terör amaçlı kullanılmalarını “İnsanlığa karşı işlenen suçlar” sınıfında tanımlanmaktadır. Terör örgütü uluslararası yasalarda düzenlenen hükümler bağlamında sorun yaşamamak amacıyla çocukların isim ve kimlik bilgilerini değiştiriyor.Terör örgütünün insanlığa karşı işlediği bu suçlar, pek çok uluslararası rapora da yansıdı.

Amerika Birleşik Devletleri’nin 2016 tarihli İnsan Ticareti Raporu’nda; “PKK’nın Suriye kolu PYD/YPG’nin 15 yaş altı dahil erkek ve kız çocukları örgüte eleman olarak temin etmeye, kullanmaya ve onları eğitim kamplarına götürmeye devam ettiği” vurgusu yapıldı.

2014 yılına ait bir başka rapor da ABD Dışişleri Bakanlığı Demokrasi ve İnsan Hakları Bürosu’na ait. Raporda, “PKK’nın düzenli olarak çocukları askere aldığı, halen PKK içerisinde kaç çocuk bulunduğunun bilinmediği” ifadesine yer veriliyor.

İnsan Hakları İzleme Örgütü Human Rights Watch'un Haziran 2014 raporunda, YPG’nin çocukları silahlandırdığını kayıtlara geçti. Raporlar bunlarla da sınırlı değil. 2022 Mart ayında UNICEF Suriye/Kamışlı Temsilcisi PKK/YPG mensupları ile görüşüyor.

Raporda Örgütün kontrolündeki bölgelerde yaşayan ailelerden, örgütün çocuklarını kaçırdığı, alıkoyduğu ve çatışma bölgelerine gönderdiği hususunda çok sayıda şikayet aldıkları belirtiliyor.

Raporun sonucu, Batılıların konuya nasıl ikiyüzlü baktıklarının bir göstergesi niteliğindedir. UNICEF, PKK/YPG terör örgütü ile aralarında çocukların örgütün kadrolarına alınmaması yönünde bir protokol yapıldığını ve PKK/YPG’nin ilgili protokole uymaması halinde uluslararası ceza verileceğini duyurmuştur.

Başta Diyarbakır anneleri olmak üzere pek çok aile, eli kanlı örgütünün zorla kaçırdığı çocuklarının geri döneceği günlerin özlemiyle yaşıyor.

cheap jordans|wholesale air max|wholesale jordans|wholesale jewelry|wholesale jerseys